Kore’de gençlerde kumar bağımlılığı: yasadışı online kumarhaneler gençleri nasıl çekiyor — ve yayıncılar neden çöküşü hızlandırıyor?

Gençlerde kumar bağımlılığı, “içerik”, “şov” ve “yetişkinlerin oyunu” ambalajıyla gençlere satılan bir bağımlılıktır. Bugün çocuk bir video izler; yarın “meraktan bir kez” dener; ertesi gün ise çoktan telefonu saklayıp para konusunda yalan söyleyen, “telafi etmem lazım” modunda yaşayan birine dönüşebilir. Bu, “irade zayıflığı” hikâyesi değildir. Duyguların üzerinde öğrenen bir mekanizmanın hikâyesidir; ve o mekanizmanın yayılmasına yardım eden bir çevrenin hikâyesidir.
En kirli kısım, yetişkin olmaktan çok önce başlar. Çoğu zaman “tesadüfen siteye girdi” gibi görünmez. Gerçekte giderek daha sık şu zincir işler: “kolay para” gösterilir → genç taklit eder → biri arkadaşını içeri çeker → sonra okul sohbet odaları, gruplar ve buluşmalar üzerinden yayılır. Üstelik dış baskı arttıkça (engelleme, yasak, haber gürültüsü) sorun “0”a inmek yerine daha derine iner: kapalı kanallara, dolaylı yollara, daha karanlık katmanlara.
Resmî istatistikler (gerçek sayılar): okul örnekleminde şimdiden görülenler
Kore’de 2024 tarihli resmî bir okul araştırması var (kapsam: 605 okul, 13.368 öğrenci — ilkokul 4~6. sınıflar, ortaokul ve lise). Bu çalışma, “doğru okunması gereken” rakamlar içeriyor.
- Öğrencilerin %4,3’ü “hayatında en az bir kez” kumar deneyimi olduğunu söyledi.
- Deneyimi olduğunu söyleyen grubun %19,1’i “son 6 ay içinde de” yaptığını kabul etti.
- %27,3’ü, doğrudan katılımından bağımsız olarak arkadaş vb. üzerinden kumarı görme/duyma gibi çevre yoluyla maruz kalma deneyimi olduğunu belirtti.
- Son 6 ay içinde de sürdürdüğünü söyleyen grupta %48,4 başkasının kimliği/bilgisini kullanma deneyimini, %24,4 ise başkası adına bahis (proxy betting) deneyimini bildirdi.
- Başkası adına bahis, yaş arttıkça daha kolaylaşıp daha “normal”leşme eğilimi gösteriyor: daha düşük yaş grubunda yaklaşık %5,6, ortaokul aralığında yaklaşık %21,5.
Buradan sonra kritik nokta başlıyor. Bu sayılar yüzeyden bakınca “devasa felaket” gibi görünmeyebilir. Çünkü resmî istatistikler, insanların ağızlarıyla kabul ettiklerini yakalar. Oysa gençlerde kumar, yapısı gereği gerçekliğin büyük bir kısmının saklandığı bir alandır.
Neden bu bir buzdağının görünen kısmı: “sadece %4,3” değil
Sadece “kişisel deneyim” rakamına bakmak tuzaktır: “O zaman azınlık değil mi?” denir. Ama yanında %27,3 (çevre yoluyla maruz kalma) rakamı duruyor. Bu, okulun içinde artık böyle bir “ekosistemin” var olduğuna işaret eder.
- “Nereden yapılır” konuşulur,
- “Nasıl para yüklenir” bilinir,
- “Neresi daha kolay, neresi daha az sorgular” paylaşılır,
- ve en önemlisi “herkes denemiştir” gibi cümlelerle normalleştirme yapılır.
Üstelik resmî yanıtlarda başkasının bilgisini kullanma (%48,4) ve başkası adına bahis (%24,4) gibi dolaylı yolların öne çıkması, “yaş bariyerinin” piyasayı durdurmadığını; sadece dolambaçlı raylara taşındığını gösterir. Bu alan, ebeveynin ve okulun en az gördüğü noktadır.
Gençlerin saklamasını kolaylaştıran güçlü bir kalkan da vardır: utanç, cezalandırılma korkusu, aile tepkisinden duyulan kaygı, telefondaki izleri hızla silme alışkanlığı ve en önemlisi “ben kontrol ediyorum” inancı. Bu nedenle gerçek ölçek, resmî kabul rakamlarından neredeyse her zaman daha büyüktür.
Kore’de neden daha hızlı yayılıyor: telefon + ortamın hızı
Kore’de gençlerin hayatının neredeyse tamamı telefondadır: iletişim, eğlence, alışveriş ve hızlı transfer. Sosyal yayılma hızı da çok yüksektir. Link yayılır, kısa video yayılır, “yöntem” yayılır. Çocuk bizzat yapmasa bile, bunun konuşulduğu ve gösterildiği bir grubun içinde maruz kalabilir.
Böylece bir “bulaşma” etkisi oluşur. Yasadışı kumar bilgisi meme gibi kolay yayılır; ama sonuç çok daha ağırdır.
Gençler neden daha hızlı “tutunur”: beyin kazanmaktan çok “beklenti”ye öğrenir
Online kumarhaneler ve yasadışı bahis, beynin “kazanma”ya değil beklentiye öğrenmesi üzerine kurgulanır. Çalışan şey sadece “galibiyet” değildir; sürecin kimyasıdır: gerilim, risk, adrenalin, umut. En zehirli kanca “neredeyse kazandım” duygusudur. Aslında kaybedilir; ama “az kalmıştı” kalır ve beyin devam etmeye iter.
Ergenlikte bu mekanizma daha güçlü işler: dürtüsellik yüksektir, öz denetim henüz olgunlaşmamıştır; akran etkisi ve kıyas (“kim daha havalı”) güçlüdür. Bu yüzden döngü hızla kurulur: bir kez daha → telafi etmeliyim → saklama → yalan → daha büyük kayıp.
Giriş kapısı site değil, “ortam”dır
Birçok ebeveyn “benim çocuğum kumarhane sitesine girmez” diye düşünür. Oysa giriş çoğu zaman siteyle değil, çevre ve içerikle açılır.
İlk adımda “küçük miktar”, “kahve parası”, “sadece test” gibi “güvenli” kelimeler kullanılır. Sonra “nereden girilir”, “nasıl yükleme yapılır”, “neresi daha az sorgular” gibi yönlendirmeler dolaşmaya başlar. En sonunda “herkes yapmıştır”, “abartma”, “bu sadece oyun” gibi cümlelerle normalleştirme gelir. Çocuk bu döngüyü bir kez bedensel olarak hissettiğinde, sonrası mantıkla değil alışkanlıkla yürür.
Yayıncılar ve influencer’lar: katılımı en hızlı hızlandıran etken
Bugünün en güçlü hızlandırıcısı banner reklamı ya da sohbet odası linki değil; yayıncılar ve influencer’lardır.
Gençler “resmî yasak”a iyi tepki vermez. Bunun yerine güvendikleri yüze tepki verir. Bazıları uzun süre “benim tarafımda” imajı biriktirir: oyun oynar, güldürür, günlük hayatını gösterir, yakınlık kurar. Sonra bir gün kumarı “içerik” olarak sunar: “deney”, “şans testi”, “challenge” gibi sözlerle. O an reklam kaybolur, şov kalır.
Kumar yayınının reklamdan güçlü olmasının nedeni, “reklam gibi görünmemesi”dir. “Gerçek hayat” gibi görünür: duygu, büyük rakamlar, patlayan sahneler ve “ben de yaparım” yanılgısı. Genç, hukuki riskten önce ekrandaki duyguya çekilir.
En tehlikelisi, gence paradan çok imaj satılmasıdır: statü, yetişkinlik hissi, “hızlı başarı”. Bu görüntü zihne çakıldığında “yasadışı” sözü kolay delip geçmez; çünkü önce duygu girer.
Ergen bağımlılığı böyle görünür: görmezden gelinmemesi gereken işaretler
Çocuk “bende sorun var” demez. Saklar, öfkelenir, inkâr eder. Bu yüzden davranışa bakmak gerekir.
- Para kaybolur: harçlık anormal hızla biter, tuhaf transferler görülür, “arkadaştan borç aldım”, “acil lazım” gibi talepler artar.
- Telefon kasaya dönüşür: gizli sekmeler, hızlı ekran değişimi, bildirim silme, sorulara aşırı tepki.
- “Telafi dili” çıkar: “Bir kez daha”, “az kaldı”, “biraz daha olsun”, “şimdi yerine koyacağım”.
- Günlük ritim bozulur: uyku, okul, ilgi alanları ve ilişkiler hızla daralır.
- Sınır koyunca patlar: internet veya ödeme erişimiyle oynandığı anda aşırı öfke ve saldırganlık görülebilir.
Aile ne yapmalı: çocuğu kırmadan, sorunu bırakmadan
En yaygın hata, hakaret ve güçle “kazanmaya” çalışmaktır. Bağırma, tehdit, telefonu almak çoğu kez ters teper. Çocuk daha derine saklanır, daha gizli olur ve sadece dolaylı yolları öğrenir. Öte yandan “büyüyünce geçer” de işlemez. “Telafi döngüsü” kendiliğinden kapanmaz.
İşe yarayan tutum şudur: Biz çocukla değil, sorunla savaşıyoruz. Ton sakin ama anlam net olmalı: “Bu artık bir risk sinyali ve biz görmezden gelmeyeceğiz.” Sonrası ahlak değil, mekanizmadır. Kumarın parayı çekip duyguyla bağlayan bir yapı olduğu anlatılmalıdır.
Aynı anda “yakıt” da kesilmelidir: para ve ödeme erişimi. Ancak bunu ceza gibi sunarsanız ilişki kırılır ve çocuk daha derine saklanır. “Ceza” değil, “güvenlik kilidi” olarak konumlandırılmalı. Utancı azalttıkça ve konuşma sürdükçe, gerçek durumu görme ihtimali artar. Diyalog koparsa, gerçek daha hızlı karanlığa iner.
Halihazırda borç, aşırı duygusal patlamalar, para isteme/çalma girişimi, sürekli “telafi” davranışı görünüyorsa, bu artık bir disiplin meselesinden çok bağımlılığa yakındır. Bu aşamada zaman kaybetmemek gerekir.
Ana mesaj
Kore’de gençlerde kumar bağımlılığı, telefonun içinde, okul sohbetlerinde, kısa video ve yayınlarda yaşar. Resmî sayılar sadece başlangıç resmini gösterir. Buzdağı başka biçimde ortaya çıkar: çevresel maruz kalma yüksektir; başkasının bilgisi kullanımı ve proxy bahis gibi dolaylı yollar vardır; ve “bu sadece oyun” sözüyle kolayca normalleştirilir.
Yayıncılar kumarı şova çevirip kapıyı açar. Çevre link ve yönlendirmeyi yayar. Para ve ödeme, bağımlılığı hızlandıran yakıta dönüşür.
Yetişkinler çocuğu gerçekten korumak istiyorsa “tek seferlik engelleme”ye güvenmemeli. Erken işaretleri kaçırmamalı, ilişkiyi koparmamalı, para ve ödeme erişimini yönetmeli; ve tekrarlayan “telafi döngüsü” oluştuysa mümkün olan en erken noktada profesyonel desteğe bağlamalıdır.

Kore’de kumar gerçekte nasıl işliyor — ve “sıkılaştırma” neden sonuç vermiyor?
Kore’de kumar konusu her zaman yüksek sesle konuşulur. Haberlerde ve resmî açıklamalarda “denetimlerin sıkılaştırılması”, “geniş çaplı yakalamalar”, “yasadışının kökünün kazınması” gibi sözler tekrar eder. Dışarıdan bakınca düzenleme serttir ve seçenek yokmuş gibi görünür. Ama basın bültenlerinden değil de şehir hayatının gerçekliğine bakınca, bu tablonun bire bir örtüşmediği hissi oluşur.
👉 Detaylı bilgi
SSS
Bu yazı yasadışı kumarın “nasıl yapılacağını” anlatıyor mu?
Hayır. Bu yazının amacı, gençlerde kumar bağımlılığının nasıl yayıldığını, hangi yapıların insanı nasıl yakaladığını ve riskin neden büyüdüğünü açıklamaktır. Engel aşma ya da kullanım yöntemlerini adım adım anlatmaz.
Kore’de gençlerde kumarın büyümesinin en büyük nedeni nedir?
Telefon merkezli yaşam, akran kültürünün hızlı yayılması ve kısa video/streaming etkisi birleşince “merak → bir kez deneme → telafi döngüsü” kolayca kuruluyor. Engelleme ve yasak talebi bitirmediğinde, daha gizli kanallara kayma eğilimi de güçlenebiliyor.
Yayıncılar neden bu kadar tehlikeli?
Çünkü banner reklamdan daha güçlü çalışan şey, “reklam gibi görünmeyen şov”dur. Güvenilen bir kişi kumarı içerik olarak gösterdiğinde, genç hukuki riskten önce ekrandaki duyguya ve atmosfere tepki verir; “ben de yaparım” yanılgısı kolayca doğar.
Çocuğun kumar bağımlılığından şüphelenmek için hangi işaretler var?
Para hızla kayboluyor ya da tuhaf transferler artıyorsa; telefon aşırı saklanıyorsa; “bir kez daha”, “az kaldı”, “telafi etmeliyim” gibi sözler sıklaşıyorsa; uyku-okul-ilişkiler bozuluyorsa; internet/ödeme kısıtına patlayıcı tepki veriyorsa bunlar risk işareti olabilir.
Ebeveynin hemen atması gereken en önemli adım nedir?
Hakaret ve baskıyla “yenmeye” çalışmadan, birlikte problemi görebilecek bir diyalogu korumaktır. Aynı zamanda yakıt olan para ve ödeme erişimini “güvenlik kilidi” olarak yönetmek; baskın gözetimden çok “neden tehlikeli”yi mekanizma üzerinden anlatmak daha etkilidir.
Borç veya çalmaya çalışma varsa ne yapılmalı?
Bu aşama disiplin meselesinden çok bağımlılığa yaklaşır. Zaman uzadıkça kötüleşme riski arttığı için, aile tek başına direnmeye çalışmaktansa mümkün olan en erken noktada profesyonel danışmanlık/tedavi kaynaklarına bağlanmak daha güvenlidir.
Sadece engelleme (site/uygulama/operatör) çözüm olur mu?
Genelde zordur. Engelleme erişimi zorlaştırabilir; ama talep devam ediyorsa dolaylı yollar ve “başkası üzerinden” yöntemler ortaya çıkabilir. Bu yüzden engelleme bir “destek aracı”dır; asıl olan erken işaretleri yakalamak, para/ödeme erişimini yönetmek, diyaloğu sürdürmek ve gerekirse profesyonel desteğe bağlamaktır.
Okul sohbetleri ve akran kültürü neden önemli?
Gençlerde kumar, sadece “irade” ile açıklanmaz; çevrede bilginin paylaşıldığı ve normalleştirildiği ortamda hızla yayılır. “Nerede oluyor”, “nasıl yükleniyor”, “neresi kolay” gibi konuşmalar dönmeye başladıysa, riskli bir ekosistemin oluştuğuna işaret edebilir.